banner173

"Milletlerin düşünüşü ilim ile felsefe, duyuşu din ile sanat; iradesi ahlak, siyaset ve iktisattır."

                                                                                                                                                        Ziya Gökalp

    Ülkeler yönetim şekillerini ya kendileri ya da daha önceden belirlenmiş rutinler üzerinden gerçekleştirmektedir. Bu rutinlerin unsurları; kanunlar, merkezi yapı-idari yapı, yönetim şeklinde çoğaltılabilmektedir. Bu rutinlerin bu başlıktaki detayına bakış açımız üniter- federal yapı  ve yerel yönetim ile alakalı olacaktır.

            Türkiye'deki yönetim sistemi, üniter sisteme dayalı yerinden yönetim modelidir. En azından uzmanlar bu durumu böyle ifade etmektedir. Bu açıdan Türkiye'de iller ve belediyeler şeklinde yerinden yönetim gerçekleşmektedir.Bu sistemin içinde katılımcı bütçe uygulamasının nasıl bir yerde olduğunu somutlaştırmakta fayda vardır.

            5018 Sayılı Kamu Yönetimi kanununda ifade edilen Türkiye'de genel yönetimi şekil 1'de özet halinde görmek mümkündür.

Şekil 1: Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu İdareleri

            Bu açıdan, ülkemizde, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri üç başlıkta değerlendirilmektedir. Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri içinde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Sayıştay Adalet Bakanlığı,  Millî Savunma Bakanlığı,  İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı...), özel bütçe kapsamındaki kamu idareleri (Yükseköğretim Kurulu, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu....) ve düzenleyici denetleyici kurumlardan (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Kamu İhale Kurumu...) oluşmaktadır. Sosyal güvenlik kurumları içinde yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü görülmektedir. Mahalli idareler içinde belediyeler ve diğer birimler sayılmaktadır. Mahalli idareler içinde belediyeler vasıtasıyla uygulama alanı bulan katılımcı bütçeler burada yerini almaktadır. Öyle ki belediye yönetimleri içinde uygulama alanı bulmaktadır.

            Ülkemizde mahalli idare birimleri içinde bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda uygulama alanı bulan modern bütçeleme bakış açısı olan katılımcı bütçe uygulamasının sadece yerel yönetim birimlerinde kalmaksızın geliştirilmesi kanaatindeyim. Son zamanlarda dünya üzerinde artan sayıda uygulama alanı bulan bu sistemde öyle ki bazı Avrupa ülkeleri katılımcı bütçe oylamalarını web üzerinden gerçekleştirmektedir. Burada bu sistemin gelişmesi için müşterek bir çabanın varlığı kaçınılmazdır. Yeniliklere açık bir yerel idare, farkındalık sahibi sivil toplum, hareket eden bir toplum ve en önemlisi bu konuda verilecek eğitimler... Teknoloji öyle ki artık kamu yönetimlerinin bizzat içinde ve gün geçtikçe hızlı ya da yavaş gelişebilmektedir. İlhan Tekeli'nin de ifade ettiği üzere;

"Günümüzde demokrasi siyasal gücü kimin kullanacağının belirlenme sürecinin ne olması gerektiğinden çok, siyasal gücün oluşumunun nasıl demokratikleşeceği sorusuna eğilmektedir......Demokrasiden beklenen iletişimsel rasyonelliğin sağlanması kamu alanına toplumun değişik kesimlerinin etkin olarak ulaşımı, kamu alanının yansız olarak oluşumu özel bir önem taşımaktadır....Günümüzün demokrasisi müzakere eden ya da diyalojik demokrasisi olarak adlandırılmaya başlanmıştır...."

            Bu açıdan çağdaş demokrasilerin gerisinde değil aydınlık yönetimlerin ve kaynak israfına engel olabilecek yerel yönetim demokrasisi olan katılımcı bütçenin diyalojik demokrasi ile geliştirilmesi kanaatindeyim. Bu anlamda vatandaşlar kamu projesi düşünmeye, müzakere etmeye ve bu projeleri oylamaya teşvik edilmelidir. Öncelik, "farkındalık" ve "eğitim" olabilmelidir.

            Son olarak Korel Göymen' in de ifade ettiği gibi ".....İyi bir yerleşim biriminin hedeflenen niteliklerini gerçekleştirmek için aktif yurttaşlar, sivil toplum kuruluşları ve bunlarla birlikte merkezi ve yerel yönetimler sorunları birlikte aşacak yurttaş katılımı (civil engagement) bilinci geliştirmek zorundadırlar."

Saygılar.

Gözde Doğan.

KAYNAKLAR

Korel GÖYMEN, Türkiye'de Yerel Yönetişim ve Yerel Kalkınma, Boyut Yayın, 2010.

İlhan TEKELİ, Türkiye İçin STK'lar ve Katılımcı Demokrasi Yazıları, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2012.

Süreyya SAKINÇ, Yerel Yönetimler Maliyesi, Orion Kitabevi, 2012.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner170

banner169